
"...Yapi denetim uygulamasinin geçtigimiz dokuz yil içinde yürürlükte oldugu sinirli alanda dahi olsa, yapi güvenligi sorununda olumlu bir gelismeyi sagladigi söylenebilir.
Ancak yukaridaki tespitler isiginda yasal, yönetsel ve uygulamaya dönük olarak köklü degisiklere ihtiyaç duyulmaktadir. Bu kapsamda;
Ø Yasanin 19 ille sinirli olarak uygulanmasi, topraklarinin büyük bölümü deprem kusaginda bulunan bir ülke için kabul edilemez bir durumdur. “Pilot uygulama” adi altinda iki farkli sistem uygulanmaktadir. Depremselligi ayni, yasam kosullari ayni, sorunlari ayni olan cografyada, iki farkli sistemin varligi, anlasilmasi ve anlatilmasi imkânsiz olan, dünyadaki tek örnektir.
Yapi denetim uygulamasi bütün ülkeye yayginlastirilmalidir.
Ø Bütün kamu yapilari yasa kapsamina alinmalidir.
Ø Yapi denetçileri, mesleki egitim ve sinav basarisindan sonra sertifikalandirilmalidir. Meslek odalarina bu konuda belirleyici bir rol verilmelidir.
Ø Yapi denetim kuruluslarinin denetimi ve ceza sisteminde halen uygulanmakta olan yöntem sorunludur. Kapatma yerine sistemin daha dogru isleyisini saglayacak para cezalari vb. yaptirimlar uygulanmalidir.
Ø Müteahhit tanimi ve sorumluluklari üzerindeki belirsizlik varligini korumaktadir. Yapi müteahhitleri müteahhitlik hizmetinden dolayi gelir elde eden kurumsal yapilar olmaktan ziyade, o yapinin rantini elde etmek üzere sekillenmis geçici organizasyonlar niteligindedir. Dolayisiyla teknik kurumsallasmasi ve kadrolasmasi mümkün olamamaktadir. Yapi üretimi düzeninin asli ögelerinden olan müteahhitlik kurumu meslekten olmayanlara kapatilmalidir.
Ø Gerek yapilar için, gerekse yapi üretim sürecinde bulunan ve sorumluluk üstlenenler için, “Mali Sorumluluk Sigortasi” ve “Mesleki Sorumluluk Sigortasi” mevcut degildir. Bu durum tüketici ile teknik elemanlari güvence disi birakmaktadir. Yapi denetim uygulamasini saglam bir zemine oturtacak yapi sigortasi ve mesleki sorumluluk sigortasi sistemine geçilmelidir.
Ø Yapi denetim uygulamasini yönlendiren kararlar, sistemin bütün ögelerinin yer alacagi süreçlerde olusturulmalidir.
Ø Denetim ücretlerinde haksiz rekabet önlenmeli ve denetimin “kamu yarari” niteligine uyumlu bir model gelistirilmelidir.
Ø Bugünkü gevsek sertifikalama sonra da cezalandirma yoluyla belirli bir kaliteye ulasma yönteminin basarisiz kaldigi ortadadir. Bir kamu görevi yerine getiren Yapi denetim kuruluslarinin güvenilen, saygi gösterilen kurumlar olmasini saglayabilmek için yetkilendirilmelerine iliskin kosullarin dogru düzenlenmesi gerekmektedir.
Ø Ticari yani agir basan zoraki çok elemanli, hantal yapili, mali açidan çok külfetli sirket modeli yerine; üstün mesleki ve ahlaki niteliklere sahip yapi denetçilerinin etkinligine dayali bir Yapi Denetim Uygulamasi modeli gelistirilmelidir.
Ø Yapi denetimi konusu, bütünü itibariyle bir “meslek degil”, bir meslek insaninin yani mühendis ve mimarin yapmasi gereken bir faaliyet alani olarak kabul edilmelidir.
Ø Yapi denetim sisteminde yasanan birçok sorunun temelinde denetim mühendis ve mimarlarinin belgelendirilmesi ve sertifikalandirilmasinda uygulanan yöntem yanlisligi yatmaktadir. 12 yilini doldurmus tüm mühendis ve mimarlara herhangi bir bilgi ve deneyim sahibi olup olmadigi sinanmadan Denetçi Belgesi verilebilmektedir. Bu durum gerek proje, gerekse yapi denetiminin gerçek anlamda yapilma sartini ortadan kaldirmaktadir. Yapi üretim sürecinde bulunan meslek insanlarinin sertifikali olmasi, meslek içi egitim seminerlerine ve kurslarina katilmalarinin zorunlu olmasi, sistemin saglikli islemesi açisindan son derece önemlidir. Denetçilerin belgelendirmesi ve sicillerinin tutulmasi isi meslek odalari ile koordineli olarak yürütülmelidir.
Ø Denetçilik konusu bugün için isin geregini yerine getirmeden öteye emeklilere ikinci bir is, ikinci bir emeklilik ücreti saglayan bir mekanizmaya dönüsmüstür. 1999 depremleri sonrasi çikarilan ve sonradan yürürlükten kaldirilan 601 Sayili Kanun Hükmünde Kararnamenin içerigi ve önemi bir kez daha hatirlanmalidir.
Ø Laboratuarlarin çalismalari denetlenememektedir. Kamu kuruluslarina ait laboratuarlarin hizmet vermesinin engellenmesi, az sayidaki laboratuarin kalitelerinin artmasini saglamamis, tam tersi bir etki yaratmistir.
Ø Ilgili yasaya göre yapi denetim kuruluslarinin yapi sahipleri tarafindan belirlenmesi gerekirken, uygulamada yapi denetim kuruluslari müteahhitler ile yüz yüze gelmekte, bu durum haksiz rekabet kosullarina neden olmakta, ilgili yasa ve yönetmelikler daha isin basinda devre disi kalmaktadir.
Ø TOKI, KIPTAS ve benzeri kuruluslarin insaatlarinin denetimi yapi denetim sistemi içersine dahil edilmelidir.
Ø 5 Subat 2008 tarihli Yapi Denetimi Uygulama Yönetmeligi ile getirilen yapilarda santiye sefi bulundurma zorunlulugu teknik ve bilimsel kurallara dayandirilmadigi için dogru uygulanamamaktadir.
Ancak yukaridaki tespitler isiginda yasal, yönetsel ve uygulamaya dönük olarak köklü degisiklere ihtiyaç duyulmaktadir. Bu kapsamda;
Ø Yasanin 19 ille sinirli olarak uygulanmasi, topraklarinin büyük bölümü deprem kusaginda bulunan bir ülke için kabul edilemez bir durumdur. “Pilot uygulama” adi altinda iki farkli sistem uygulanmaktadir. Depremselligi ayni, yasam kosullari ayni, sorunlari ayni olan cografyada, iki farkli sistemin varligi, anlasilmasi ve anlatilmasi imkânsiz olan, dünyadaki tek örnektir.
Yapi denetim uygulamasi bütün ülkeye yayginlastirilmalidir.
Ø Bütün kamu yapilari yasa kapsamina alinmalidir.
Ø Yapi denetçileri, mesleki egitim ve sinav basarisindan sonra sertifikalandirilmalidir. Meslek odalarina bu konuda belirleyici bir rol verilmelidir.
Ø Yapi denetim kuruluslarinin denetimi ve ceza sisteminde halen uygulanmakta olan yöntem sorunludur. Kapatma yerine sistemin daha dogru isleyisini saglayacak para cezalari vb. yaptirimlar uygulanmalidir.
Ø Müteahhit tanimi ve sorumluluklari üzerindeki belirsizlik varligini korumaktadir. Yapi müteahhitleri müteahhitlik hizmetinden dolayi gelir elde eden kurumsal yapilar olmaktan ziyade, o yapinin rantini elde etmek üzere sekillenmis geçici organizasyonlar niteligindedir. Dolayisiyla teknik kurumsallasmasi ve kadrolasmasi mümkün olamamaktadir. Yapi üretimi düzeninin asli ögelerinden olan müteahhitlik kurumu meslekten olmayanlara kapatilmalidir.
Ø Gerek yapilar için, gerekse yapi üretim sürecinde bulunan ve sorumluluk üstlenenler için, “Mali Sorumluluk Sigortasi” ve “Mesleki Sorumluluk Sigortasi” mevcut degildir. Bu durum tüketici ile teknik elemanlari güvence disi birakmaktadir. Yapi denetim uygulamasini saglam bir zemine oturtacak yapi sigortasi ve mesleki sorumluluk sigortasi sistemine geçilmelidir.
Ø Yapi denetim uygulamasini yönlendiren kararlar, sistemin bütün ögelerinin yer alacagi süreçlerde olusturulmalidir.
Ø Denetim ücretlerinde haksiz rekabet önlenmeli ve denetimin “kamu yarari” niteligine uyumlu bir model gelistirilmelidir.
Ø Bugünkü gevsek sertifikalama sonra da cezalandirma yoluyla belirli bir kaliteye ulasma yönteminin basarisiz kaldigi ortadadir. Bir kamu görevi yerine getiren Yapi denetim kuruluslarinin güvenilen, saygi gösterilen kurumlar olmasini saglayabilmek için yetkilendirilmelerine iliskin kosullarin dogru düzenlenmesi gerekmektedir.
Ø Ticari yani agir basan zoraki çok elemanli, hantal yapili, mali açidan çok külfetli sirket modeli yerine; üstün mesleki ve ahlaki niteliklere sahip yapi denetçilerinin etkinligine dayali bir Yapi Denetim Uygulamasi modeli gelistirilmelidir.
Ø Yapi denetimi konusu, bütünü itibariyle bir “meslek degil”, bir meslek insaninin yani mühendis ve mimarin yapmasi gereken bir faaliyet alani olarak kabul edilmelidir.
Ø Yapi denetim sisteminde yasanan birçok sorunun temelinde denetim mühendis ve mimarlarinin belgelendirilmesi ve sertifikalandirilmasinda uygulanan yöntem yanlisligi yatmaktadir. 12 yilini doldurmus tüm mühendis ve mimarlara herhangi bir bilgi ve deneyim sahibi olup olmadigi sinanmadan Denetçi Belgesi verilebilmektedir. Bu durum gerek proje, gerekse yapi denetiminin gerçek anlamda yapilma sartini ortadan kaldirmaktadir. Yapi üretim sürecinde bulunan meslek insanlarinin sertifikali olmasi, meslek içi egitim seminerlerine ve kurslarina katilmalarinin zorunlu olmasi, sistemin saglikli islemesi açisindan son derece önemlidir. Denetçilerin belgelendirmesi ve sicillerinin tutulmasi isi meslek odalari ile koordineli olarak yürütülmelidir.
Ø Denetçilik konusu bugün için isin geregini yerine getirmeden öteye emeklilere ikinci bir is, ikinci bir emeklilik ücreti saglayan bir mekanizmaya dönüsmüstür. 1999 depremleri sonrasi çikarilan ve sonradan yürürlükten kaldirilan 601 Sayili Kanun Hükmünde Kararnamenin içerigi ve önemi bir kez daha hatirlanmalidir.
Ø Laboratuarlarin çalismalari denetlenememektedir. Kamu kuruluslarina ait laboratuarlarin hizmet vermesinin engellenmesi, az sayidaki laboratuarin kalitelerinin artmasini saglamamis, tam tersi bir etki yaratmistir.
Ø Ilgili yasaya göre yapi denetim kuruluslarinin yapi sahipleri tarafindan belirlenmesi gerekirken, uygulamada yapi denetim kuruluslari müteahhitler ile yüz yüze gelmekte, bu durum haksiz rekabet kosullarina neden olmakta, ilgili yasa ve yönetmelikler daha isin basinda devre disi kalmaktadir.
Ø TOKI, KIPTAS ve benzeri kuruluslarin insaatlarinin denetimi yapi denetim sistemi içersine dahil edilmelidir.
Ø 5 Subat 2008 tarihli Yapi Denetimi Uygulama Yönetmeligi ile getirilen yapilarda santiye sefi bulundurma zorunlulugu teknik ve bilimsel kurallara dayandirilmadigi için dogru uygulanamamaktadir.
Bir mühendisin 30.000 m² sinirina kadar birçok isin santiye sefligini üstlenebilmesi “imzacilik” olarak adlandirdigimiz bir sistemi özendirmektedir.
Yapi denetim sisteminin tam anlamiyla islerlige kavusturulmasi, deprem güvenli yapi üretiminin güvencesi olacaktir.Bu baglamda Depreme karsi mevzuat degisikligi talebinin odak noktasinda Yapi Denetim Yasasi bulunmaktadir."
Yapi denetim sisteminin tam anlamiyla islerlige kavusturulmasi, deprem güvenli yapi üretiminin güvencesi olacaktir.Bu baglamda Depreme karsi mevzuat degisikligi talebinin odak noktasinda Yapi Denetim Yasasi bulunmaktadir."